Saf kocam

saf kocam

Ben 27 yaşındayım, siyah uzun saçlarım omuzlarıma dökülüyor, beyaz tenim pürüzsüz ve süt gibi, ince yapılı bir vücudum var; boyum 1.65, kilom 52, aynaya baktığımda kendimi beğenirim, özellikle göğüslerim hâlâ evlilikten sonra bile dolgun ve dik duruyor, uçları pembe ve hassas, kalçalarım yuvarlak ve sıkı, yürürken hafifçe sallanıyor, bacaklarım uzun ve pürüzsüz, iç bacaklarım yumuşacık. Yakın kız arkadaşlarım ve kuzenlerim hep söyler: "Senin vücudun manken gibi, keşke benim olsa, o kalçalarla her erkek peşinde koşar, o göğüslerle her bakış seni soyar." Ama dışarıda çok dikkat çekmem; makyajı abartmam, rahat kıyafetler giyerim, kot ve tişört gibi, fazla dekolte kullanmam, saçlarımı genellikle toplarım. Kocamla üniversitede tanıştık ama o Almanya doğumlu, ben Türkiye'de büyüdüm. Aynı memleketliyiz, ailelerimiz tanışıyor. Onun ailesi Alman kızla evlenmesine karşı çıkmış, "Bizim geleneklere uymaz, ailemiz dağılır, Alman kızlar çok özgür, bize uymaz" diye. Beni uygun bulmuşlar çünkü lisede Almanca seçtim, ciddiye alıp geliştirdim; konuşurum, okurum, yazarım, hatta Almanca rüyalar bile görüyorum bazen, kelimeler akıcı gelir ağzımdan. Ailelerimiz ayarladı, görüşmeye başladık.


Kocam –adı Berk– 27 yaşında, sakin, iyi niyetli, efendi bir adam. Orada doğduğu için Alman disiplini var üstünde; çalışkan ama hırslı değil, pısırık değil ama kavga etmez, tartışmaz, sesini yükseltmez. Benim gibi siyah saçlı, yeşil gözlü, yakışıklı sayılır ama utangaç, gözleri hep yere bakar, gülüşü mahcup. Başta istememiş beni, "Türkiye'den kızla anlaşamam, kültür farklı, ben Alman gibi yaşıyorum, partiler, özgürlükler" demiş ailesine. Ama memlekete tatile gelip beni görünce fikir değiştirmiş; ilk görüşmede gözleri üzerimde kaldı, saçlarımı övdü, tenimi yumuşak buldu. Görüşmelerimiz sırasında sohbet ettik, güldük, anlaştık; o sakinliğiyle beni dengeledi, ben tutkusuyla onu ateşledim. Evlendik, ben Almanya'ya göç ettim. Babası ona ev almış, oraya yerleştik; küçük, şirin bir daire, bahçesi var, sakin bir semt, komşular sessiz, hayat huzurlu, sabahları kuş sesleriyle uyanıyoruz.


Evliliğimizin ilk yılları harikaydı. Bakireydim, seks tecrübem sıfırdı; ilk gece heyecandan titriyordum, o da nazik davrandı, yavaş yavaş alıştım; öpüşmeler, okşamalar, içine girmesi… Sonra bayıldım sekse; her akşam ister oldum, yatakta "Daha sert, lütfen" derdim, o da gülerdi, "Tamam aşkım, senin için." Uyumlu bir çiftiz; o nazik, ben tutkulu, yatakta birbirimizi tamamlıyoruz. Ama çocuklar için erken dedik, prezervatif kullanıyordu; o lastik hissi sevmiyordum, ama güvenli olsun diye katlanıyordum. Adet dönemime yakın günlerde birkaç kez prezervatifsiz yaptı; o sıcaklığı, derisini amımda hissetmek inanılmazdı, dölleri içimi doldurunca titriyordum, kasılmalarım uzuyordu. "Bunu prezervatifsiz yapalım hep," dedim, gözlerim parlayarak, ellerim sırtında. Spiral taktırmaya karar verdik.


Şehirde Türk kadın doğumcu yok, kadın doktor bile az; erkek doktorlar çoğunlukta. İnternetten araştırdık, evimize yakın, yorumları iyi bir erkek doktor bulduk: Dr. Markus. Fotoğrafına baktım; 40'larında, uzun boylu, kumral saçlı, mavi gözlü, atletik yapılı, yakışıklı bir tip, gülümsemesi karizmatik, tıraşlı yüzü temiz. Randevu aldık, gittik. Muayene odası modern, temiz, beyaz duvarlar, yumuşak ışık; adam önlükle oturuyordu, elleri güçlü görünüyordu. Kocam bekleme odasında kaldı, ben asistanıyla girdim. Spiral taktı, acısız, hızlı bitti, "Tamam, sorun olmaz, evde deneyin" dedi. Akşam kutladık; seviştik ama kocam girerken "Bir şey batıyor" dedi, yüzü buruştu, acıyla geri çekildi. Tekrar denedi, aynı. Spiral yerinden oynamış sandık, keyfimiz kaçtı, sarılıp uyuduk, içimde hayal kırıklığı vardı.


Sabah aradım, asistan telaşlandı, aynı gün akşam son hasta sonrası randevu verdi. Gittik. Doktor muayene etti, pozisyonunu değiştirdi: "Şimdi tamam, eve gidip deneyin." Eve dönüp denedik, yine batıyor, kocam "Ah" diye inledi. Sabah aradım, yine akşam gittik. Günün son hastasıydık, asistan "Doktor sizi eşinizle alacak" dedi ve çıktı.


İçeri girdik, doktor masasında oturuyordu, beyaz önlüğü altında atletik vücudu belli oluyordu, kolları güçlü, elleri büyük. Bizi koltuklara buyur etti. Ağrı olup olmadığını sordu. Kocamın önünde utandım ama anlattım: "Batıyor, ilişki olmuyor, girerken acıyor." Kocama detay sordu: "Penisinizin neresinde acı, baş mı, orta mı?" Kocam sıkılmadan anlattı: "Başında, sanki iğne batıyor." Muayene masasına yatmamı istedi. Paravan arkasında eteğimi, külotumu çıkardım. O gün dantelli jartiyer çorap giymiştim; kocamın aldığı, seksi iç çamaşırlarımdan, siyah, dantelli, baldırları sıkan lastikli, ince çoraplar, diz üstü eteğin altında gizli bir sır gibi. Evde yokken giyip aynada kendimi izlerdim, seksi hissederdim, kalçalarım daha yuvarlak, bacaklarım daha uzun görünürdü, kendimi okşardım bazen. Kocamı karşıladığımda deli olurdu, "Bu çoraplarla seni sikmek istiyorum, yırtmak istiyorum" derdi, sevişmemiz ateşli olurdu.


Paravan arkasından çıktım, külotsuz, çoraplı bacaklarım açık, masaya yattım. Kocam şaşırdı, gözleri faltaşı gibi açıldı, yutkundu, sikinin pantolonunda kabarıklık oluştu. Doktor önüme oturdu, vajinam yüz hizasında, nefesini hissettim. Muayene ederken parmakları am dudaklarımda geziyor, klitorisime değiyor, aklıma porno film geldi; doktorlu bir film izlemiştik kocamla, doktor hastayı sikiyordu, hasta inliyordu. Adamın dilini uzatıp yalayacağını hayal ettim, ıslaklandım, amım sulandı, kokusunu aldı sanki. Doktor fark etti, fısıltıyla "Islanmışsın, heyecanlısın galiba" dedi. Kocam duymadı. Spiral pozisyonunu değiştirdi, "Şimdi tamam."


Kocam emin olmak istedi: "Yine sorun olursa? Üçüncü kez geldik." Doktor "Denemek lazım, cinsel ilişkiyle anlaşılır" dedi. Sonra espri gibi: "Burada deneyin, sorun olursa hemen düzeltirim, git gel yapmanıza gerek kalmaz." Kocam ciddi aldı: "Fena fikir değil!" Bana döndü: "Aşkım, deneyelim mi? Acı var mı bakarız." Şok oldum: "Manyak mısın? Adam önünde mi sevişeceğiz?" "Abartma, iki giriş çıkış, acı var mı bakarız, tedavi için."


Kabul ettim, çünkü içten içe heyecanlandım, vajinam sulanmıştı bile, doktorun mavi gözleri üstümdeydi. Kocam pantolonunu indirdi, sikini çıkardı, yarı sertti, damarları hafif belli. Öpüşmeye başladı, dilini ağzıma soktu, elleri tişörtümün altında göğüslerimi sıktı, uçlarını ovuşturdu. Gömleğimi açtı, sutyenimi çözdü, memelerimi emdi, uçlarını ısırdı, "Aşkım çok güzelsin" diye fısıldadı. Sikini amıma sürttü, klitorisimi okşadı, ıslaklığımı hissetti, parmaklarını soktu, çıkardı. Sertleşince girdi, yavaş yavaş gidip gelmeye başladı. Doktor izliyordu, eli pantolonunun önünde, hafifçe ovuşturuyordu, sikinin kabarıklığını gördüm. Kocam hızlandı, ben inliyordum hafifçe, zevk alıyordum, amım sıcacık.


Yine acı hissetti, "Batıyor, ah" diye inledi, çıktı. Doktor "Temizleyeyim" dedi, vajinamı okşar gibi temizledi, parmakları am dudaklarımda geziyor, klitorisimi ovuşturuyor, "Yine ıslanmışsın, zevk alıyorsun galiba" dedi fısıltıyla. Pozisyonu değiştirdi. Kocam şüpheli: "Nasıl emin olacağız? Üçüncü kez." Doktor "Başka yol yok, belki ben deneyeyim, uzman olarak penisimle hissedeyim, pozisyonu tam ayarlayayım." Şok! Kocam "Evet, sen dene, sen bilirsin, tedavi için" dedi, sikini ovuşturuyordu.


Doktor pantolonunu indirdi, sikini gördüm: Kocamınkinden kalın, damarlı, dimdik, başı mosmor, taşakları dolu dolu, kılları traşlı. "Kendimi hazırlayayım" dedi, dudaklarıma yumuldu. Öpüşüyorduk, dili ağzımda dönüyor, emiyor, ısırıyor, nefesim kesildi. Sikini amıma sürttü, sıcaklığını hissettim, damarlarını vajinamın dudaklarında gezdirdi. Memelerimi emdi, uçlarını sıktı, göğüslerimi yoğurdu, "Ne güzel memelerin var, dik ve yumuşak" diye fısıldadı. Kocam izliyordu, eli pantolonunda, sikini sıvazlıyordu, yüzü kızarmıştı ama dur demiyordu.


Doktor girdi, kalınlığı amımı gerdi, "Ohh," inledim, duvarlarım yanıyordu zevkten, yavaş yavaş kökledi, "Ne kadar dar ve sıcak amın var, kocan şanslı" dedi. Girip çıkıyordu, yavaş yavaş hızlandı, kasıkları klitorisime çarpıyordu, her vuruşta elektrik gibi zevk alıyordum. Ben kalçalarımı kaldırıyor, sikini daha derin alıyordum, inliyordum: "Ah, evet, daha derin." Doktor "Bak kocacım, karın zevk alıyor, spiral doğru yerde" dedi, kocama bakarak. Kocam "Devam et, emin olalım" dedi, sesi titriyordu, sikini çıkarmış sıvazlıyordu.


Doktor hızlandı, memelerimi yalıyor, boynumu ısırıyor, bacaklarımı okşuyor, çoraplarımın dantelini parmaklıyor, "Bu çoraplar seni daha seksi yapıyor, karın bir afet" diye kocama söyledi. Ben "Evet, sik beni, daha sert" diye inledim, kocam "Karım, zevk alıyor musun?" diye sordu, ben "Evet aşkım, çok zevkli, doktor harika sikiyor" dedim. Doktor kalçalarımı sıktı, tokat attı hafifçe, "Götün de muhteşem, kalçaların dalgalanıyor" dedi. Kocam "Sik onu doktor, karımı sik, boşalt onu" diye mırıldandı, masturbasyon hızlandı.


Doktor beni çevirdi, masanın kenarına oturttu, bacaklarımı omzuna aldı, girdi, derin derin vuruyordu, her kökleyişte göğüslerim zıplıyordu. Ben tırnaklarımı sırtına geçirdim, "Ah, evet, boşalıyorum" diye bağırdım, amım sikini sıktı, kasılmalarım uzun sürdü. Doktor devam etti, "Karın boşaldı, şimdi ben" dedi, hızlandı, "Geliyorum" diye inledi, içime boşaldı, sıcacık dölleri duvarlarımı doldurdu, ben ikinci kez boşaldım, bacaklarım titriyordu, çığlık attım.


İçinden çıktı, dudaklarıma öpücük kondurdu, "Harikaydın" dedi. Kocam boşalmıştı, pantolonuna. "Tamam, şimdi doğru pozisyonda" dedi doktor. Kocam hiçbir şey demedi, sikini ovuşturuyordu. Doktor "Enfeksiyon riski var, haftada bir muayene" dedi. "Eve uğrarım, yorulmayın."


Bir hafta sonra akşam kapı çaldı, doktor geldi. Kocam yoktu. "Yatak odasına geçelim," dedi. Altımı çıkardım, yattım. Muayene etti, "Aletsiz bakayım" dedi, parmakları am dudaklarımda geziyor, klitorisimi ovuşturuyor, sulandım. "Penetrasyon yapayım emin olmak için" dedi, pantolonunu indirdi. Öpüştük, dili ağzımda, memelerimi sıktı. Girdi, sikiştiğimiz gibi sikiştik. Üstüne çıktım, zıpladım, kalçalarımı döndürdüm, boşaldım. "Domalt," dedi, arkadan girdi, kalçalarımı tokatladı, boşaldı.


Eve dönünce kocama anlattım. Azdı, "Muayene mi etti?" dedi. Jartiyer çorap giydirdi, "Muayene edeyim ben de" dedi. Sikiştiğimiz gibi sikiştik, detay sorduğu, anlattıkça daha sert sikti, "Doktor nasıl sikti seni, anlat, kalın mıydı" diyordu. O günden sonra seks hayatımız değişti; doktoru hatırlayarak ateşli sevişiyoruz. Ama içten içe doktoru özlüyorum, o kalın sikini, o tutkuyu… Kocam fark etmiyor, ama ben biliyorum: O doktor, hayatımın en iyi sikişiydi. Hâlâ rüyamda onu görüyorum, kocam sikerken doktoru hayal ediyorum. Belki bir gün tekrar giderim, yalnız…