Komşumuz Seda Abla

komşumuz seda sex hikayesi

İşten yeni çıkmıştım, üzerimde ince bir tişört, altında eşofman altı; akşam ekmeği almak için markete gidiyordum. Önümde bir kadın yürüyordu. Sitede pek kimseyle selamlaşmam ama bu kadının yürüyüşü gözümü almıştı. Başörtülüydü, altında daracık bir kot pantolon vardı ve kalçaları o kadar belirgin ki, sanki kumaşı yırtacak gibi gerilmişti. Her adımda sağa sola sallanan o dolgun, sıkı göt yanakları bıngıl bıngıl titriyor, beni anında kazık gibi yapmıştı.


Kapıya doğru yaklaşırken kadın dönünce tanıdım: Alt kattaki komşumuz Seda ablaydı. Kocası tam bir uyuzun tekiydi; sürekli kahvehanede pinekleyen, karısına iki kelime etmeyen bir tip. Seda abla ise 36-37 yaşında, başörtülü olmasına rağmen vücudu resmen “sik beni” diye bağıran bir afet. Göğüsleri iri, beli ince, ama en önemlisi o koca, yuvarlak, sert kalçalar… Kaç gece 31 çekerken aklımda o vardı.


Beni görünce gülümsedi:


“Merhaba Emre’ciğim, nasılsın?”


“İyiyim Seda abla, sen nasılsın?” dedim, özellikle “abla” kelimesini bastıra bastıra söyledim çünkü içimden geçenler hiç abla-kardeşlik değildi.


“Annenler tatile gitti değil mi? Yine tek başına kaldın?”


“Evet, bir hafta yalnızım. Ama fena değil, ev bomboş, rahatım.”


Gözleri parladı:


“Yemek işi ne olacak peki? Akşam gel, sana yemek koyayım.”


“Yok estağfurullah, uğraşma…”


“Uğraşmak ne kelime! Zaten yaptım, fazla geldi. Hem annene de hesap veririm, ‘oğluna bakmadın’ demesin.”


Gülerek yoluna devam etti, ama giderken kalçalarını öyle bir sallıyordu ki, resmen “bak, bunlar senin olabilir” der gibiydi. Eve girer girmez yatağa uzandım, telefon açtım, Seda ablaya benzer tesettürlü hatunların sikiş videolarını izlemeye başladım. Bir ara uyuyakalmışım.


Kapı ziliyle uyandım. Üstümde dar bir atlet, altında şort; yarağım hâlâ sabah sertliği gibi dimdikti. Biraz beklesem inecekti ama içimden bir ses “belki fark eder, belki azdırır” dedi. Direkt açtım kapıyı.


Elinde tepsiyle Seda abla karşımdaydı. Başörtüsü hafif gevşemişti, altında beyaz bir body, dar kot… Göğüsleri body’nin içinde resmen patlayacak gibiydi, dudakları dolgun, gözleri sürmeli. Tepsinin kokusu bile güzeldi ama asıl güzel olan oydu.


“Kusura bakma biraz geç kaldım, yemek yedik, Adnan kahvehaneye yeni gitti de… Hemen getireyim dedim.”


İçeri girdi, kapıyı kendi kapattı. Arkasını dönüp ayakkabılarını çıkarırken götünü bana dönük vaziyette hafif eğildi. O an yarağım şortu yırtacaktı. “Siktin siktin, yoksa ömür boyu porno izleyerek geçireceksin” dedim içimden.


Mutfağa geçti, tepsiyi fırına koydu, eğildi, kalçaları tam karşıma geldi. Düğmeleriyle oynuyor, bilerek uzatıyordu belli ki. Kalbim güm güm atıyordu.


“Tamamdır, 10 dakika sonra kapanır fırın kendi kendine. Başka bir şey lazım mı Emre’ciğim?”


“Sağ ol abla… İstersen bir sigara içelim, salona geçelim?”


“Olur,” dedi gülümseyerek.


Önden yürüdü, kalçaları kıvıra kıvıra salona geçti. Koltuğa oturdu, bacak bacak üstüne attı. Sigara yaktım, karşısına oturdum. Göz göze geldik. Konuyu ben açtım:


“Yalnızlık zor mu Seda abla?”


“Zor tabii… Adnan hep kahvehanede, ben evde tek başıma… İnsan özlüyor bazen.”


“Neyi özlüyorsun?”


Güldü, gözlerini kaçırdı.


“İlgi… Şefkat… Biraz da heyecan.”


“Adnan abi ilgilenmiyor mu?”


“İlgilense ne olacak… Beş dakikada işini bitirip uyuyor. Yıllardır aynı.”


Sessizlik oldu. Gözleri şortumun önündeki kabarıklığa takıldı. Yarağım şortu resmen çadır yapmıştı.


“Emre… Senin aklın bende mi?” dedi birden, sesi titriyordu.


“Senelerdir Seda abla… Rüyama giriyorsun.”


Güldü, ama bu sefer mahcup değil, davetkâr bir gülümsemeydi.


“Ben de seni düşünüyorum bazen… Ama evliyim, günah…”


“Kimse bilmeyecek,” dedim ve yanına oturdum. Elini tuttum, avuç içi yanıyordu. Dudaklarına yaklaştım. Bir saniye durdu, sonra gözlerini kapadı. Öptüm. Dudakları yumuşacık, dili ağzıma girdi. Öpüşürken elini şortuma götürdüm, yarağımı avuçladı.


“Allahım… Bu ne böyle…” dedi nefes nefese.


Şortu indirdim, yarak dimdik fırladı. Gözleri faltaşı gibi açıldı.


“Bunu nasıl alacağım ben?”


“Alırsın,” dedim ve ayağa kalktım. Başörtüsünü çözdüm, saçları omuzlarına döküldü. Body’yi sıyırdım, sütyensizdi; memeleri kocaman, uçları sert. Kotunu indirdim, altında siyah dantelli string vardı, ıslak. Stringi yana çektim, amı sırılsıklamdı.


Koltuğa yatırdım, bacaklarını açtım. Başını amına dayadım, yavaşça girdim. Daracıktı, inledi, tırnaklarını sırtıma geçirdi. Hızlandım, memeleri zıplıyordu. “Daha sert… daha sert!” diye bağırıyordu. Birden kasıldı, “Geliyorummm!” diye çığlık attı, amı yarağımı sıktı.


Ben de dayanamadım, içini doldurdum. Döllerim amından taşmıştı.


Nefes nefese yan yana uzandık. Gülümsedi:


“Adnan uyurken yine gelirim… Bu gece bitmedi.”


Göz kırptı ve kalktı, toparlandı. Kapıyı çekerken:


“Yarın aynı saatte bekliyorum,” dedi.


Ben de gülümsedim. O yaz, annemler dönene kadar her akşam “yemek” bahanesiyle alt kata indim. Ve her seferinde Seda abla kapıyı açar, içeri alır almaz kilitlerdi.


O an dudaklarımız birbirine yapıştı. Seda abla önce şaşırdı, sonra birden karşılık verdi; sanki yıllardır beklediği bir öpücükmüş gibi aç kurtlar gibi saldırdı. Dudaklarımı ısırıyor, dilini ağzımın içine sokuyor, emiyor, çekiyor, resmen koparacaktı. Nefesi yanıyordu, elleri saçlarımda, tırnakları başımı derdest ediyordu.


Başörtüsüne uzandım, çıkarmak üzereydim.


“Dur,” dedim fısıltıyla, “böyle kalsın. Seni başörtülü sikmek istiyorum.”


Gözleri parladı, “Bana öyle şeyler yaşat ki Emre, pişman olmayayım buna!”


“Merak etme sevgilim, o uyuz kocanın hak ettiği her zevki sana yaşatacağım. Seni öyle bir sikeceğim ki, aklın başından gidecek.”


“Saat 12’ye doğru Adnan gelir, fazla vaktimiz yok,” dedi, saat daha 22:15’ti.


“İki saat bize yeter, daha sonra sabaha kadar yaparız.”


Beyaz body’sini sıyırdım. Bembeyaz teni, siyah dantelli sütyeninin içinde dimdik duran o iri göğüsleri… Sütyeni çözdüm, memeleri avuçlarıma doldu. Uçları taş gibi sertti.


“Kocan bunları hiç emmıyor mu?” dedim, birini ağzıma alıp emmeye başlarken.


“Gördüğü anda amıma dalıyor, başka bir şey bilmez o salağın teki,” dedi inleyerek. “Sus artık, konuşma, uçur beni Aldattığıma değsin”


Memelerini emiyor, ısırıyor, sıkıyordum. Boynunu, kulak memesini yalıyor, dişliyordum. İnlemeleri odayı doldurmuştu.


Ayağa kaldırdım, arkasını döndüm. O dar kotun içinde hapsolmuş o muhteşem göt tam karşımdaydı. Eğdim onu biraz, kotun üstünden şaplak şaplak tokatlamaya başladım. Şlak şlak sesleri salonu inletiyordu. Göt yanakları titriyor, ama o kadar sıkı ki hemen eski haline dönüyordu.


Kotunu yavaş yavaş indirdim. Siyah dantelli string ortaya çıktı, götünün arasına tamamen gömülmüştü. Stringi yana çektim, göt deliği tertemiz, pembe… Tükürüp yumuldum.


“Offf Emreeee, harikaaa, durmaaaa” diye inliyordu. Dilimi göt deliğine sokup çıkarıyor, amını da parmaklıyordum. Kafamı bastırıyor, çekiyor, zevkten kuduruyordu.


“Ne salakmışım ben, bunu kaçırıyordum az kalsın Yala aslanım, yalaaaa, içine sok dilini, götümün içinde kalsın, offff kaşınıyorrrr”


“Daha yeni başladık orospum,” dedim. “Seni öyle sikeceğim ki, artık o salağın sikini bile almayacaksın içine. Kapalı kahpem, türbanlı orospum benim!”


“Doğru söyle, benden önce kimlerle aldattın o salağı?”


“Memnun edersen anlatırım, hatta sürprizlerim bile olur.”


“Ne sürprizi?”


“Bu sitede bir tek ben mi azıyorum sanıyorsun?”


“Şimdi sikimi yala bakayım!”


Şortumu indirdim, yarak dimdik fırladı. Gözleri açıldı, diz çöktü, ağzına aldı. Hayatımda böyle yalanma görmemiştim. Fırın gibi sıcaktı, tükürükleri kaynar su gibi akıyordu. Gırtlağına kadar alıyordu, boğulur gibi oluyordu ama bırakmıyordu. Taşaklarımı emiyor, birini ağzına alıp somuruyordu.


“Geliyorum!” dedim.


“Ağzıma boşal!”


Saçlarından tutup gırtlağına kadar soktum, fışkırtmaya başladım. On saniye boşaldım, hepsini yuttu, ağzını açıp gösterdi.


“Sen nasıl kahpeymişsin be Salağın beynini sikeyim, altında seks makinesi var kıymetini bilmiyor”


“Sikimi tekrar demir gibi yap, götünü sikecem”


Tekrar ağzına aldı, üç dakikada taş gibi yaptık. Yatağa götürdüm, yüzüstü yatırdım, altına yastık koydum, götü tabak gibi havadaydı.


Tokat atarak kızarttım kalçalarını. Tükürüp parmağımı soktum götüne. “Demek götünden de siktirmişsin


“Beni doyuran ödülünü alır aslanım, hadi geçir dedi”


Sikimi dayadım, yavaşça bastırdım. Başta daraldı, sonra birden köküne kadar girdim. “Offf dur biraz” dedi ama iki dakika sonra “Geçir aslanım” diye yalvarıyordu.


Yarım saat götünden çıkmadım. Şap şap sesleri odada yankılanıyordu. Sonra birden amına geçtim, deli gibi pompalıyordum.


“Korunuyor musun kahpe?”


“Tabii korunuyorum, başka kim sikiyor sanıyorsun”


“Benden sonra kimseye siktirmeyeceksin, duydun mu?”


“Söz aslanım, bu yarak varken başka aramam”


“Geliyorum, nereye?”


“İçime..”


Son kökleyişimle amını doldurdum, döllerim kenarlardan taştı.


Yatağa yığıldık. Nefes nefese.


“Anlat bakalım, bu sitede başka kimler var?”


“İki tane daha var. Biri karşı dairedeki Berrin abla, kocası hapiste, üç çocuklu… Öbürü Dilek abla, boşanmış, iş kadını… İkisini de siktirdim, üçlü bile yaptık.”


Sikim tekrar kalkmıştı.


“Ne o, daha doymadın mı?” dedi gülerek.


“Senin anlattıklarınla beş posta daha sikerim”


“Vakit daralıyor, Adnan gelir,” dedi ama gözleri sikimdeydi.


“Bir tur daha götünden, yalan uydurursun”


Domaldı, tekrar girdim. Telefonu çaldı, kesin kocasıydı. Açtı:


“Efendim canım? Evet Berrin’lerdeyim, kahve içiyoruz… Off çok yorgunum bugün, her yerim ağrıyor, tır geçmiş gibi üstümden…”


Ben yavaş yavaş götüne sokup çıkarıyordum. Dişlerini sıkıyor, göz kırpıyordu. Hızlandım, ağzını kapattı, inlememek için kendini zor tutuyordu.


Kapatınca yüzüne boşaldım. Yüzü gözü döl içinde kaldı, parmağıyla topladı, yaladı.


“Manyak mısın sen?”


“Kimse anlamaz, o salağın aklı yetmez.”


Temizlendi, toparlandı. Kapıda öpüştük.


“Yarın kızları ararım, seni ballandıra ballandıra anlatırım. Ağızlarının suyu akacak. Sonra dördümüz yaparız. Daha da adam getiririz istersen”


“Yemeği fırında unuttuk,” dedim.


Kahkahalarla sarıldı bana:


“Tepsiyi sonra alırım… Bu daha başlangıç, aslanım.”


Kapıyı çekip gitti. Ben yatağa uzandım, döllerinin kokusu hâlâ burnumdaydı. O yaz, annemler dönene kadar her gece “yemek getirme” bahanesiyle Seda abla geldi. Ve her seferinde kapıyı kilitler kilitler, başörtüsünü çıkarmadan, türbanlı orospum diye diye siktim onu. Sabaha karşı yorgun argın evine dönerken, “Yarın kızları da getiriyorum” dedi bir gece.


Ve gerçekten getirdi. Ama o başka bir hikâyenin konusu…