Karımla sinemada sex yaptık

sinemada sex hikayesi

Karımla üniversitede tanıştık, üç sene flört, mezun olur olmaz da nikâh masasına oturduk. O zamanlar Ece için deli divane oluyordum: simsiyah saçlar, bembeyaz ten, incecik bel, uzun bacaklar… Makyaj yapmaz, salaş tişörtler, bol etekler giyer ama yine de dönüp bakan çok olurdu. Evlendik, iki çocuk yaptık. Ben özel sektörde yoğun bir işte, Ece de şehrin en lüks otellerinden birinde resepsiyon şefi. Hayatımız dışarıdan bakınca kusursuzdu; içeriden bakınca… seks hayatımız rutinin dibine vurmuştu. Misyoner, ışık kapalı, ses çıkmasın, bitti. Ne fantazi, ne rol oyunu, ne farklı bir pozisyon… Teklif etsem “Ay manyak mısın?” deyip sırtını dönerdi. Temmuzda okullar tatil olunca kayınvalidem çocuklara bakmak için geldi. Zaten kısıtlı olan sikişlerimiz iyice sıfırlandı. Haftada bir, kapı kilitli, ışık kapalı, misyoner, sessizce boşalıp uyku. Bir cumartesi “Hadi çocukları sinemaya götürelim” dedik. Uzun zamandır Ece’yle baş başa bir film izlememiştik. Çocuklara animasyon filmi, bize de aksiyon-gerilim bir şey seçtik. Ece üstüne siyah V yaka ince bir tişört, altına diz üstü bol bir etek giymişti. Ayakkabısını giymek için eğilince kırmızı sutyeni göründü; bir haftadır sikişmemiştik, içimde bir şeyler kıpırdandı. AVM sakin, salonlar yarı boş. Çocukları kayınvalidemle animasyona yolladık, biz de kendi filmimize bilet aldık. Salonun en arka sırasında, köşede, çiftlere özel ikili koltuklardan seçtim. Ece şaşırdı: “Ayy böyle koltuk mu yapılmış artık?” dedi gülerek. “Sevişmek için özel tasarım” dedim, göz kırptım. Film başladı, ışıklar kapandı. Ece bacak bacak üstüne attı, başını omzuma koydu. Benim aklım fikrim başka yerdeydi. Elim yavaşça bacağına gitti. Eteğinin üstünden okşadım, tepki vermedi. Cesaretlendim, elimi eteğin altına soktum, pürüzsüz bacaklarını avuçladım. Yine ses yok. Bacaklarını araladı, elimi tuttu, daha yukarı yönlendirdi. Aman Allah’ım, bu benim karım mıydı? Külodunun üstünden amını okşadım, sırılsıklamdı. Külodu yana sıyırdım, iki parmağım birden içine kaydı. İnledi ama sesini bastırdı. Koltukta kıvranıyordu. Ben de kazık gibi olmuştum. Pantolonumun fermuarını açtı, sikimi çıkardı, sıvazlamaya başladı. Tişörtünün altından sutyenini çözdü, göğüs uçları tişörtün altında dim belli oluyordu. Bir elim amında, bir elim göğsünde… Filmden zerre anlamıyordum. Ara verildi, ışıklar açıldı. Telaşla toparlandık. Göğüs uçları tişörtün içinde fırlamıştı, sikim hâlâ pantolonda zonkluyordu. “Tuvalete gidiyorum” dedi, gözleri fıldır fıldır. Ben de peşinden. Kadınlar tuvaletine girerken mesaj attı: “İkinci kabine gel, kimse yok.” Hayatımda ilk kez kadınlar tuvaletine girdim. Kapıyı araladı, beni içeri çekti. Kilitledi. Direkt dudaklarıma yapıştı, deli gibi öpüyordu. Külodu çoktan çıkarmıştı. Pantolonumu indirdi, klozetin kapağını kapattı, beni oturttu. Eteğini kaldırıp kucağıma oturdu, sikimi tuttu, tek hamlede içine aldı. Sırılsıklamdı, sıcaklığı içimi yaktı. Üstümde zıplamaya başladı. Göğüslerini tişörtün altından çıkardı, uçlarını ısırdım. “Aşkım harikasın” diye inliyordu. Ben de belinden tutup alttan pompalıyordum. Hızlandı, dudaklarımı ısırıyordu. Birden kasıldı, gözlerini yumdu, uzun uzun titreyerek boşaldı. Hayatımda ilk kez karımı bu kadar şiddetli orgazm olurken gördüm. “Sen gelmedin mi?” dedi nefes nefese. Eğildi, sikimi ağzına aldı. Derin derin emiyordu. Tam o anda dışarıdan iki kadın girdi, makyaj tazeliyorlardı. Ece hiç aldırmadı, gözlerimin içine bakarak yalamaya devam etti. Ben inlemekten zor duruyordum. Kadınlar çıkınca hızlandı, gırtlağına kadar alıyordu. Dayanamadım, ağzına boşaldım. Döllerimi gösterip bir kısmını yuttu, gülümsedi. Kapıyı araladı, koridoru kontrol etti, “Çabuk!” dedi. Çıktık. Saçım başım dağınık, Ece önden kırıtarak yürüyordu, külotsuz, eteğin altında götü sallanıyordu. Salona dönerken elimi eteğin altına soktum, götünü sıktım. Gülümsedi, “Daha bitmedi” dedi fısıltıyla. İkinci yarı başladı. Karanlıkta yine başladık. Bu sefer o elini sikime soktu, ben parmaklarımı amına. Film bitene kadar iki kez daha boşalttım onu parmaklarımla. Çıkarken bacakları titriyordu. Arabaya binerken çocuklara “Anne biraz üşüttü galiba” dedik. Eve gelir gelmez çocukları kayınvalideye bırakıp odamıza girdik. Kapıyı kilitler kilitler, “Bugün ne oldu sana?” diye sordum. Gülümsedi: “Senelerdir içimde tutuyordum, bugün patladı işte.” O gece sabaha kadar sikiştik; banyoda, mutfakta, kanepede… Ece artık başka bir kadındı. Ve ben, yıllardır aradığım kadını sonunda bulmuştum; karımın içinde saklıymış meğer.

Salona geri döndüğümüzde ışıklar çoktan kapanmıştı, film ikinci yarıda. Merdivenlerden inerken dayanamadım, bir elimle karımın götünü avuçladım. Eteğin altında külotsuzdu, avucum doğrudan tenine değdi. Dönüp sadece gözlerimin içine baktı, gülümsedi ve önümde yürümeye devam etti. Köşedeki ikili koltuğa geçtik, yine köşeye oturdu.


“Aşkım çok susadım, su alır mısın bana?” dedi, sesi tatlı bir yalvarış gibi.


Hemen büfeye koştum, iki şişe soğuk su aldım. Döndüğümde bacak bacak üstüne atmış, filmi izliyormuş gibi yapıyordu. Şişeyi açtı, içerken bilerek çenesinden tişörtüne döktü. İnce kumaş anında yapıştı, dik göğüs uçları resmen fırladı. Gözlerimin içine bakarak gülümsedi; bu tamamen kasıtlıydı.


“Ohh, teşekkür ederim aşkım,” dedi ve şişeyi bana uzattı. Ayakkabılarını sessizce çıkarmış, bacaklarını koltuğa toplamıştı. Eteği iyice sıyrılmış, bacak arası hafif aralıktı. Kulağıma eğildi:


“Seni tekrar istiyorum, burada.”


Omzuma başını koydu, fermuarımı sessizce indirdi. Sikim daha yeni boşalmış olmama rağmen anında tepki verdi. Eğildi, başını kucağıma gömdü, sikimi ağzına aldı. Sinema salonunda, karım sikimi yalıyordu. Etrafa baktım; salon hâlâ boştu, kimse fark etmiyordu.


Eteğini sıyırdım, götü tamamen açıktaydı. Bir elimle götünü yoğuruyor, bir elimle amını okşuyordum. Sırılsıklamdı yine. Parmağımı sokup çıkarıyordum, o da sikimi daha derin emiyordu. Kafasını kaldırdı, dudaklarımdaydı:


“Beni burada sikmeni istiyorum, aşkım.”


“Görürler,” dedim fısıltıyla.


“Çantamı al, takip et.”


Ayağa kalktı, çıkışa yöneldi. Ben çantayı kaptım, peşinden. Kapıdan çıkınca basamakları tırmandık. Tam kapıdan çıkacakken beni kenara çekti, karanlık bir köşeye. Perdeden hafif ışık geliyordu, biri kapıyı açarsa direkt görebilirdi.


“Beni burada sik,” dedi, boynumu öperek. Pantolonumu indirdi, sikim dimdik fırladı. Onu merdivenlere domalttım, eteğini beline topladım. Sikimi amına dayadım, tek hamlede köküne kadar girdim. İnledi ama sesini bastırdı.


Yavaş yavaş gidip gelmeye başladım. Sıcak, ıslak, dar… Zevkten başım dönüyordu. “Hızlı,” dedi fısıltıyla, “hızlı sik beni!”


Hızlandım. Bir elimle klitorisini ovuyor, bir elimle göğsünü sıkıyordum. Götü her vuruşumda dalgalanıyordu. Perdeden yansıyan ışıkta o muhteşem manzarayı izliyordum. Karım kafasını geri atmış, saçlarını savuruyor, sessiz çığlıklar atıyordu.


Titremeye başladı, orgazmın geldiğini anladım. Ben de daha sert vurdum. Birden kasıldı, amı sikimi sıktı, uzun uzun boşaldı. Ben de dayanamadım, son kökleyişimle içini doldurdum. Döllerim amından yere damlıyordu.


Bir süre öyle kaldık, nefes nefese. Sikimi yavaşça çıkardım, pantolonumu çektim. Karım doğruldu, eteğini indirdi, saçlarını düzeltti. Kulağıma eğildi:


“Beni hep böyle sik, tamam mı aşkım?”


Gözlerime baktı, gülümsedi ve kapıyı açıp salondan çıktı. Ben şok içinde peşinden gittim.


Film bitene kadar koltukta yan yana oturduk, el ele. Ama artık biliyordum: Karım, yıllardır içinde bastırdığı azgın kadını sonunda serbest bırakmıştı. Ve ben, o kadına âşık olmuştum. Yeniden, deliler gibi.