Zeynep'i Analdan deldim
Ofisimizde dört erkek çalışan ve büro işlerinden sorumlu Zeynep adında bir kız var. Yirmi üç yaşlarında, evlenmemiş, başı kapalı, hoş bir hanım. Aşırı güzel sayılmaz belki ama tesettürlü kadınlara karşı içimde farklı bir his var. İşte bu yüzden Zeynep'e de hep göz atardım.
Aramız yakınlaştığında onu nasıl becereceğimi kafamda canlandırırdım. Önüne eğildiği anlarda arkadan izlerdim, hatta gizlice birkaç fotoğrafını bile çekmiştim, bunlara bakıp 31 çekerdim. Bazen beraber çektirdiğimiz resimleri açar, yüzüne zoom yapar, onu siktiğimi düşünür öyle boşalırdım.
Oturduğu zaman eteği hafif yukarı kayınca ayak bileklerine dikkat ederdim. Dolgun bir yapısı vardı, büyük göğüsleri, narin beli... Uzun bacakları ince ayak bilekleriyle son bulurdu. Bunları yapardım ama kız bakire olduğu için Zeynep'i gerçekten becermeye yönelik somut bir adım atmamıştım.
Firmada bizim kullanımımız için şirket arabaları mevcut. Aslında Zeynep büro çalışanı olduğundan kullanmaması lazım ama biz ses çıkarmadığımız için o da kullanıyordu. Yeni ehliyet almış olduğundan araba kullanmaya bayılıyordu.
Bir gün Zeynep şirket arabalarından biriyle trafik kazası yaptı. Arkadan başka bir araca toslamış. Gözyaşları içinde beni telefonla aradı. Derhal yanına koştum.
"Müdür öğrenirse işten atar, tazminatı benden ister, şimdi ne olacak?" diye hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Araç kiralık olduğundan kasko sigortası vardı. Daha önce de kaza yapan arkadaşlar olmuştu, müdürün bu tür durumlarda ses çıkarmadığını biliyordum.
Bunun üzerine suçu derhal üstlendim. Kaza tutanağına Zeynep'in ismi yazılmış olsa da müdüre kazayı benim yaptığımı bildirdim. Müdüre tutanağı göstermeden de işi hallettik.
Bu olayın ardından Zeynep bana minnettar olduğu için eskisinden çok daha samimi davranmaya başladı. Ben de bu fırsatı değerlendirmeye çalışıyordum. Aramızdaki yakınlık oldukça ilerledi. Normalde erkeklere mesafeli dururdu ama bana karşı farklıydı.
Bir gün Zeynep'e görücü geleceğini öğrendim, çok heyecanlıydı. Amının yangınından galiba evlenmeyi çok arzu ediyordu. Akşam görücüler gelmiş. Ertesi sabah asık suratlı bir şekilde ofise geldi.
"Ne oldu?" diye sorduk ama diğer arkadaşlar yanımızdayken bir şey söylemedi, lafı geçiştirdi. Merakımdan gizlice göz işareti yaptım. Zeynep de başkalarına fark ettirmeden "Akşam konuşuruz!" dedi.
Akşamları Zeynep bizden otuz dakika sonra çıkıyordu. Mesai saati dolunca diğer arkadaşlar ayrıldı, ben de işlerimi tamamlayamadım bahanesiyle ofiste bekledim.
İkimiz baş başa kalınca hemen yanına yaklaştım ve durumu sordum. Akşam gelen görücüleri beğenmediğini, bu yüzden yine evlenemeyeceğini anlattı. Teselli etmek için omzuna dokundum. Tekrar ağlamaya başladı.
Omzunu daha içten bir şekilde okşadım. Ayağa fırladı, aniden bana sarıldı. Ben de bu şansı kaçırmadım, kollarımın arasına çektim onu. Bu sırada akşam olmuş, hava iyice kararıyordu.
"Gel biraz dışarı çıkalım, hava alalım!" dedim. Arabaya bindik ve şehri tepeden gören, ıssız, benim ara sıra içki içmeye gittiğim bir yere doğru yola çıktık. Arabayı uygun bir noktaya park ettim.
Biraz arabanın içinde sohbet ettik, ardından dışarı çıktık. Ön kaportaya yaslandık, tepeden kuşbakışı şehrin ışıklarını seyrediyorduk. Romantik bir hava oluşmuştu. Ofisteki sarılmadan cesaret alarak kolumu omzuna attım, o da hemen yanıma sokuldu. Bir süre böyle muhabbet ettik.
"Niye bu kadar acele ediyorsun evlilik için... Biraz yaşamın tadını çıkar... Gez, eğlen, flört et, erkekleri tanı..." diye tavsiye vermeye çalıştım.
"Sen erkeksin Cem, senin için kolay söylemesi..." dedi. "İstediğini yapabilirsin. Ben öyle mi? Flört ne demek, duyarlarsa başım belaya girer..."
"Kimseye söylemezsin işte... Gizli yaparsın ne yapacaksan. Hiç merak etmiyor musun, bu yaşa geldin, hiç cinsellik yaşamayacak mısın?"
Boyu benden biraz daha kısaydı, dudaklarım alnına denk geliyordu. Aniden başını kaldırdı, gözlerimiz buluştu, dudaklarımız birkaç santim mesafede kaldı. Biraz bu yakın mesafeden bakıştıktan sonra ben ilk adımı attım ve dudaklarına yapıştım.
Zeynep geri çekilmeyince omuzlarından kavrayıp dudaklarına daldım. En az on dakika omuzları dışında başka hiçbir yerine dokunmadan öpüştük. Ama nasıl öpüşme! Sanki amının ateşi dudaklarına sıçramıştı. Alev alev tutuşuyordu kız.
Daha sonra öpüşmeyi kesmeden belinden tutarak geriye doğru çektim, arabanın arka koltuklarına geçtik ve devam ettik. Bu esnada sol elim serbest, sağ elim Zeynep'in kolundaydı, yavaşça aşağıya doğru kayarak bacaklarını ve poposunu okşamaya koyuldum. Korkmasın diye yavaş yavaş yaptım.
Ses çıkarmadığını görünce hemen göğüslerine yöneldim. Sandığımdan daha büyük göğüsleri varmış, sütyen doluymuş. Üzerinde önden düğmeli tek parça bir elbise vardı. Ortadan elimin gireceği kadar iki düğmeyi açtım.
Atletinin üzerinden göğüslerini okşadım biraz. Ardından atleti yukarı sıyırdım ve elimi sütyenin içine daldırdım. Yumuşacık, hiç dokunulmamış memelerini avuçlamaya başladım. Dudaklarımı ısırıyordu resmen.
Daha sonra öpüşmeyi durdurdum, elbisesinin yakasından iki düğme daha açtım, boynunu emmeye koyuldum. Zeynep'in nefes alışı değişti, hafif inlemeye benzer sesler çıkarmaya başladı. Ben de elimi göğüslerinden aşağıya doğru kaydırmaya başladım.
Biraz aşağı indiğimde taytına rastladı elim. Ayak bileklerine kadar inen uzun elbisesinin altına tayt giymişti ve tayt elbiseden anlaşılmıyordu. Ürkmesin diye elimi elbiseden çıkardım, bu sefer alttan elbisesinin eteğini yukarı kaldırdım. Taytının üzerinden amcığını okşamaya başladım. Amının ısısı taytına ve küloduna rağmen elime geliyordu.
Ben amını okşadıkça Zeynep daha çok inlemeye başladı. Ben de elimi geri çektim, elbiseden açtığım düğmelerden tekrar içeri sokup taytının ve külodunun içine daldırdım, amına doğru uzattım.
Galiba amını traş edeli birkaç gün geçmişti, kılları yeni yeni çıkıyordu, elime battı. Amının üst kısmı ve klitorisiyle biraz oynadıktan sonra parmaklarımı daha aşağıya indirdim. Amının dudakları arasından girişine ulaştım.
Amcığı sırılsıklam olmuştu. Orta parmağımı amının girişinde biraz dolaştırdım. Parmağımı içine sokmadım çünkü bakire olduğundan korkar diye düşündüm. Bu sırada boynundan ve dudaklarından öpmeye devam ediyordum.
Öpmeyi kestim, eteğini tamamen yukarı kaldırdım, taytını ve külodunu birlikte tutup aşağı çektim. Karşımda kılları yeni çıkmaya başlamış, biraz kararlaşmış bir amcık vardı. Zeynep galiba utandı.
"Yaa, bakma öyle, utanıyorum!" diyerek iki eliyle amını örtmeye çalıştı. Ama ben ellerini tutup hemen eğildim, amını yalamaya başladım.
Zeynep altımda nasıl kıvranıyordu, hele o inlemeleri insanı çıldırtırdı. En az yarım saat yaladım, yuttum amının sularını. Başta utanan kız şimdi yalamam için başımı amına bastırıyordu. Bu süre zarfında en az iki kere boşaldı.
Amını yalarken bir yandan da pantolonumu ve donumu indirdim. Zeynep yarrağımı göremiyordu ama pantolonumu indirdiğimi fark ediyordu. Amını yalamayı bıraktım, yüzüne baktım ve "Daha önce hiç yarak gördün mü?" diye sordum.
Zeynep kısık ve titreyen bir sesle, biraz da merakla "Hayır!" dedi.
"O zaman önce gözlerini kapat!" dedim. Kapatınca yarrağımı eline verdim, elimle de gözlerini kapattım. "Önce biraz oyna sonra bak!" dedim. Zeynep yarrağımla biraz oynadıktan sonra gözlerini açtım, o da yarrağımı görebilmek için doğruldu. Görünce de gözleri büyüdü.
"Canım, korkma" dedim. "Çok büyük değil benimki, ortalama bir tık üstü..."
Nasıl olsa hiç yarak görmemişti kız, sikimin yirmi santimi geçtiğini söylemedim ilk anda. Korkup vazgeçmesini istemiyordum.
Ben de yanına oturdum, ensesinden kafasını sikime doğru bastırmaya başladım. İlk başta ne yapması gerektiğini anlamadı.
"Hadi, sen de benimkini yala!" deyince eğildi, yarrağımın başını yalamaya başladı. Midesi bulanmasın ilk seferde, sonra hepsini sokarım diye düşünüp fazla bastırmadım.
Zeynep önce acemice ve çekinerek yalarken birkaç dakika sonra hevesle yalamaya başladı. Yarak yalamayı sevmişti.
Ardından tekrar koltuğa yatırdım, sol ayağını arka camın kenarına, sağ ayağını da koltukların arasına yerleştirdim. Sikeceğimi düşünüp "Cem yapma, bakireyim!" dedi. Ben de "Korkma içine sokmayacağım, sadece sürtüp duracağım!" dedim.
Yarrağımın başını tükürükle ıslatıp amının dudakları arasına sürtmeye başladım. Zeynep içine sokacağımdan korksa da ikimiz de müthiş zevk alıyorduk. Biraz sürtünce, olmaz diyeceğini bile bile "İçine sokayım mı?" diye sorup biraz ısrar ettim.
"Olmaz, çok isterdim ama dedim ya, bakireyim!" dedi.
"Öyleyse arkadan yapayım!" dedim. Hedefim götünü vermeye ikna etmekti. Amını patlatırsam başıma iş açacağını biliyordum. Zeynep başta "Çok acıtıyormuş!" falan dese de sonunda ısrarlarıma dayanamadı ve götten sikmemi kabul etti. Hemen döndürdüm ve dört ayak üstüne getirdim.
"Çantamda nemlendirici var, onu sür!" dedi. Çantasını karıştırdım, nemlendiriciyi buldum. Parmağıma biraz alıp göt deliğine sürdüm, masaj yapmaya başladım.
Ardından işaret parmağımı yavaş yavaş içeri sokmaya başladım. Parmağım ikinci boğuma kadar götüne rahatça girip çıkınca orta parmağımla birlikte sokmaya başladım. İkisini de soktuğumda parmaklarımı içinde açmaya başladım. Biraz acıdığını söyleyince daha nazik davranmaya başladım.
Biraz parmaklarımla alıştırdıktan sonra biraz daha nemlendirici alıp yarrağımın başına sürdüm. Yarrağımın başı büyük olduğundan girişi zor olur diye başını elimle sıktım.
Sikimin başı iyice küçüldü, eski haline dönmeden götüne dayadım. Biraz bastırdığımda Zeynep öne kaçtı. Ben de öne gittim, kaçacak yeri kalmadı. Yavaş yavaş bastırmaya devam ettim.
"Acıyor!" deyince geri çektim. Biraz sonra yeniden bastırdım. Sonunda başı içeri girmişti. Böyle bir süre bekledikten sonra geri kalanını sokmaya başladım. Kalanını almakta zorlanmadı. Köküne kadar sokmuştum.
Daha sonra yavaşça pompalamaya başladım. İyice alıştıktan sonra hızımı artırdım. Ara sıra götünün yanaklarına tokat atıyordum. Belinden kavrayıp dibine kadar sokuyordum. Yorulduğumda yavaşlıyor, birazını çıkarıp sonra aniden köklüyordum. Dinlendiğimde hızlanıyordum.
Bir süre siktikten sonra boşalmaya yaklaştığımı hissettim. Elimi amına götürüp okşayarak götünü sikmeye devam ettim. Zeynep boşalırken ben de inleyerek götünün içine boşaldım.
Biraz içinde kaldıktan sonra çantasında nemlendiriciyi alırken gördüğüm kağıt mendil paketini aldım ve sikimi götünden çıkardım. Meniler arabaya akmasın diye kağıt mendille götünü kapattım.
Ardından dışarı çıkıp kağıt mendille sikimi temizledim. Pantolonumu çektim, bir sigara yaktım ve Zeynep'in arabada toparlanmasını izledim. Meniler akmasın diye kağıt mendilleri küloduna ped gibi yerleştirmişti.
Zeynep üstünü başını düzelttikten sonra arabadan çıkıp yanıma geldi, ileriki günlerde yeniden siktirsin diye dudaklarından öpüp sarılarak teşekkür ettim.
"Çok acıdıysa kusura bakma!" dedim. Zeynep de sigarasını içtikten sonra mahallesine kadar götürdüm. Evinin önünde inmedi "Komşular görürse yanlış anlar!" diye. Demek ki komşular görmezse sorun yoktu.
O günden beri Zeynep haftada bir akşam evdekilere mesaiye kaldığını söyleyip kollarımda götten teselli buluyor.
Zeynep'in biriyle evlenmesini ondan çok istiyorum, evlensin de amını da sikeyim diye...